Hafıza kaybı diye bir şey yok

Tıp dünyasında yeni bir çığır açmaya hazırlanan araştırmanın sonuçları açıklandı.

Mandalina yağıyla cilt lekelerini önleyin

Hassas cildinizin güneşin zararlı ışınlarından ve şehrin kirinden korunarak lekelenmemesini istiyorsanız, mandalina yağı tüketin.

Uzmanlar güneşe çıkmadan önce içilen bir tatlı kaşığı mandalina yağının güneş lekelerine karşı koruma sağladığını belirtiyor.

Karotenler açısından zengin olan şeftali suyuna bir damla mandalina yağı ilave ederek, hem C vitamini tüketebilir, hem de cilt sağlığınızı güçlendirerek lekelerden korunabilirsiniz.

Evde doğal diş macunu yapımı

Genellikle günde 2 kez kullandığımız diş macununun içerisindeki kimyasal maddelerden çekiniyorsanız evinizde doğal diş macununuzu hazırlayabilirsiniz.

Diş macunlarının içerisinde bulunan paraben, renklendiriciler, gliserin ve florid gibi maddelerin sağlığımıza zararlı olduğu dile getirilmektedir. Bu maddelerin kanser oluşumuna bile neden olabileceği belirtilmektedir.

Siz de daha doğal bir diş macunu arayışı içerisindeyseniz evde kendiniz kolay bir şekilde hazırlayın. 3 FARKLI DOĞAL DİŞ BEYAZLATMA YÖNTEMİ…

1 – KARBONATLI MACUN

Malzemeler:

  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 damla nane veya limon yağı
  • 2-3 damla su

Yapılışı:

Yukarıdaki tüm malzemeleri sırasıyla temiz bir kasenin içerisine koyup karıştırın. Macun kıvamı alana kadar karıştırın ve dişlerinizi fırçalayın.

2 – Muz İle Diş Beyazlatma

Muzda vücudunuz için gerekli çok değerli besinler vardır.

Fakat muz kabuklarının bir işe yaramadığını düşünüp onları çöpe atarız.

Dişlerinizi doğal yönden beyazlatmak için size önerimiz, muzun kabuğunu çöpe atmayın!

Muzun kabuk kısmını ezip macun yapın, bunla dişlerinizi 2-3 dakika boyunca fırçalayın.

15-20 dakika sonra normal diş macununuzla fırçalayın.

Bunu haftada 3 kez uygulayıp, beyaz dişlere kavuşabilirsiniz.

3 – Adaçayı ile Diş Macunu Yapımı

Karbonat, adaçayı ve Tarçın 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı adaçayı ve 1 çay kaşığı tarçını birbirine ekliyoruz. Islak ve temiz bir diş fırçası ile dişlerimizi fırçalıyoruz. Her akşam yatmadan önce bunu tatbik edin sonucu 1 haftada göreceksiniz

Kulak temizleme çubuklarından uzak durun

Temizlik amacıyla kullanılan kulak temizleme çubukları faydadan çok zarar veriyor. Bu çubuklar kullanılırken kirler farkında olmadan kulak zarına itiliyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mete Kıroğlu, kulak temizleme çubuklarından uzak durulmasını istedi.

Prof. Dr. Mete Kıroğlu, sıcakların artmasıyla birlikte insanların daha sık banyoya girdiğini, havuz ve denizlerde serinlik aradığını söyledi. Prof. Dr. Kıroğlu, “İnsanlar genelde duş ve havuz sonrası pamuk sarılı temizleme çubuklarıyla kulaklarını temizlemeye çalışıyor. Bu çok doğru değil. Bu çubuklar dış kulak yolundaki yararlı olan koruyucu salgıyı alarak, burada iltihap oluşmasını kolaylaştırır” dedi.

Havluyla kurutun

Temizlik amacıyla kullanılan pamuklu çubukların kulağa daha çok zarar verdiğini anlatan Prof. Dr. Kıroğlu, şunları kaydetti:”Bilgi sahibi olmayan insanlar temizlik yapmaya çalışırken kulaklarına daha çok zarar veriyor. Çünkü bu çubuklar kullanırken, ’buşon’ denilen kulaktaki iri kirler de farkında olmadan ileri doğru itilerek kulak zarına yapıştırılıyor. Kulağınız ıslaksa ve bundan rahatsızlık duyuyorsanız havlu yardımıyla kurutabilirsiniz ama bu çubuklardan uzak durun. Ayrıca kulak, burun ve boğaz sağlığı açısından da rutin doktor kontrolleri ve muayeneleri ihmal edilmemeli.”

Balık yağı zayıflatıyor

Senelerdir kilo aldırdığı sanılan balık yağının zayıflattığı ortaya çıktı.

Yüzünüzü güneşten koruyun

Uzmanlar, sıcak hava ve güneşe maruz kalmanın, ciltteki lekeleri artırdığını ve bundan korunmak için mutlaka güneş kremi ve nemlendirici kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Sıkı ayakkabı nasıra neden oluyor

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, kadınları sıkı ayakkabılarla ilgili uyardı.

Her cins, boy ve birçok farklı şekilde ortaya çıkabilen nasırların bu problemi çekenler için ciddi bir sıkıntı, kötü bir görüntü ve yoğun bir sorun haline gelebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, kadınları uyardı.

Nasır aslında ciltte tahriş olan bölgeyi koruma amaçlı oluşur. Yani cilt sürtünme veya baskı nedeniyle belli bir bölgede tahriş hissettiği zaman kalınlaşarak tepki verir yani nasir oluşturarak o bölgeyi korumaya alır. Bu sebeple nasırın tanımı en basit sekliyle cildin korunma amaçlı olarak kalınlaşmasıdır.

Cilt kalınlaşması çoğunlukla ayaklarda meydana gelir ancak sadece ayakta olmayabilir. Fazla dar veya sıkı bir ayakkabı, sert zeminden oluşabilecek bir sürtünme hatta iki ayak parmağının birbirine yaptığı baskı veya sürtünme nasır oluşumuna zemin hazırlayıcı etkenlerdir. Nasırın bir çok belirtisi vardır ama en net belirtisi nasır oluşan bölgede keskin ağrıdır. Hafif nasırlarda basınç ortadan kalktığında ağrı da kaybolur ama derin ve geniş çaplı nasırlarda ağrı daha keskin ve nasır daha rahatsız edicidir. Ağrıyla birlikte bölgede kalınlaşma da başlar.

Ayakkabı seçimine ve doğru yürüyüşe dikkat

Uzm. Dr. Ertek, daha sonra şunları kaydetti: “Sıkı ayakkabılar, ayak yapısına uyumsuz ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar, yalın ayak yürümek, ayak parmaklarındaki deformasyonlar, ayağın fazla kemikli olması ve yanlış yürüme (basma) hareketi nasır oluşmasına neden olur.

Nasır tedavisine başlamadan önce dikkat edilmesi gereken nokta, nasiri iltihaplı olan benzerlerinden ayırmaktır. Sorun yaratan şeyin gerçekten nasir olduğuna emin olduktan sonra birçok tedavi sekli uygulanabilir ve aslında nasırların tedavisi oldukça kolaydır. Tedavi sürecinde uzman bir doktora başvurulması gereklidir.

Nasırlarınızı keserek yok etmeye çalışmanın da istenmeyen sonuçları olabilir. Derinizde kesikler oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki ayak sürekli olarak bakterilerin kolayca üreyebilecekleri ilik ve rutubetli bir ortamdır.”

Ödemden bu çayla kurtulun!

Ödem kadınlarda sıkça görülen, vücutta sıvı birikimi olarak tanımlayan Dr. Gönül Ateşsaçan, ödemlerden kurtulmak için karanfil çayı önerisinde bulundu.

“Ödem kadınlarda sıkça görülen, vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan bir durumdur” diyen Dr.Gönül Ateşsaçan, “Vücutta anormal miktarda su toplanması olarak da tanımlanabilir. Göz kapaklarında, ellerde ve ayaklarda şişmeler olur. Yüzük takılamaz, ayakkabı giyilemez hale gelinir” dedi.

Dr. Gönül Ateşsaçan, “Deri altı dokusunda şişlik belirginse, bastırdığımız zaman içine çökme ve çukurlaşma gözleniyorsa vücutta ödem olduğu düşünebilir” diye konuştu.

VÜCUDUMUZDA ÖDEM OLDUĞUNU NASIL ANLARIZ?

Dr.Gönül Ateşsaçan, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Deri altı dokusunda şişlik belirginse, bastırdığımız zaman içine çökme ve çukurlaşma gözleniyorsa vücutta ödem olduğu düşünebilir. Bu durumda mutlaka doktora başvurulmalı, gereken tahlil ve tetkikler yaptırılmalı. Eğer, tetkikler sonucunda ödem ciddi bir hastalık nedeni değilse, idiyopatik (nedeni bilinmeyen) ödem olarak adlandırılır.

ÖDEM RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN NASIL BESLENMELİ?

İdeal kiloya inmelisiniz; Düzenli olarak su tüketmelisiniz; Tuzu mutlaka azaltmalısınız; Karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durmalısınız; Posalı beslenmeye özen göstermelisiniz; Alkol ve asitli içecekleri ise tüketmemelisiniz.”
Dr.Gönül Ateşsaçan ödemlerden ve toksinlerden kurtulmanız için size özel bir tarif verdi; İşte size ödem söktürücü içeceğin tarifi:

MALZEMELER; 2 bardak su, 1 tutam mısır püskülü, 1 tutam kiraz sapı , 5-6 sap maydonoz , yarım tatlı kaşığı ya da 1 poşet yeşil çay, 2 adet karanfil.

HAZIRLANIŞI; Kaynayan suyun içine tüm malzemeleri koyup 4 dk beklettikten sonra süzün. Karışım ılık hale gelince tüketebilirsiniz. Dilerseniz buz da ilave edebilirsiniz.

Hem sağlıklı hem de keyifli ara öğün tavsiyeleri

Ara öğün alışkanlığı, dengeli ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra kilo kontrolü için de son derece önemlidir. İşte hem sağlıklı hem de keyifli ara öğün önerileri…

Özellikle son günlerde ara öğün konusunda farklı görüşlerin dile getirildiğine işaret eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Eda Ağıllı, “Beslenme ve diyetetik uzmanlarına kulak vererek, ara öğünden korkmayın”uyarısında bulundu.

İHA’nın haberine göre, kaliteli bir yaşam yolunda sağlıklı beslenmenin ilk ve vazgeçilmez kuralının ana ve ara öğünler olduğunu belirten Ağıllı, “Ana öğünler konusunda hemen hemen herkes hemfikirken, ara öğünler son zamanların en tartışmalı ve bilgi kirliliğinin en fazla olduğu konu. Beslenme ve diyetetik uzmanlarına kulak vererek ara öğünden korkmayın.

Çünkü ara öğünler metabolizmayı hızlandırdığı için ideal ağırlığın korunmasını kolaylaştırır, kan şekerini dengeler ve ana öğünde iştah kontrolü sağlar. Ara öğünler, açlık hissini ortadan kaldırdığı için zayıflama diyetlerinin kurtarıcı öğünleridir. Sindirim sistemini rahatlatır, mide ve bağırsak şikayetlerinden kurtulmanızı sağlar” dedi.

Tüketilen besinler de önemli

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Eda Ağıllı, ara öğün kadar, bu öğünde tüketilen besinlerin de önemi bulunduğunu ifade etti. Ağıllı, iyi bir ara öğün için nelere dikkat etmeniz gerektiğini ise şöyle açıkladı:

“Öncelikle ara öğününüz ana öğünlerden ortalama 2-3 saat sonra olmalıdır. Abur cubur besinler, yağlı ve şekerci yiyeceklerden uzak durun. Her öğünde olduğu gibi ara öğünlerde de porsiyon kontrolünü elden bırakmayın, fazla kalorilerden kaçının. Ara öğünün 100-200 kkal aralığında olmasını sağlayın. Gün içinde uzun bir ara olarak geçirdiğiniz öğle ve akşam yemeği arasında mutlaka bir ara öğün yapın. 5 çayı keyfini sağlıklı bir formatta alışkanlık haline getirin.”

Çok acıkanlara ara öğün önerileri

Eda Ağıllı, sağlıklı bir ara öğün için alternatifleri de şöyle sıraladı:

“Çok acıkanlar için 5 değişik ara öğün seçeneği sunabilirim. Birincisi 80 gram light kaşar peynir ve 2 dilim light tahıllı ekmek ile tost, şekersiz bitki çayı. İkincisi 125 gram light yoğurt, 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 100 gram taze meyve, 1 tatlı kaşığı tarçın. Üçüncüsü 1/2 adet simit, 2 adet light üçgen peynir, domates, salatalık, yeşillik 4. 150 ml kefir ve 200 gram taze meyve (örneğin çilek) blenderdan geçirip tüketebilirsiniz. Beşincisi ise 1 kase sebze çorba, 200 ml ayran, 1 kase salata (yağsız).”

Keyifli ara öğünler

Ağıllı, keyifli ara öğün isteyenler için de ideal seçenekleri sıralayarak, “200 ml light süt ile neskafe ve 20 gram bitter çikolata, 200 ml ayran, 2 adet kepekli galeta, çay bardağı leblebi ve kuru üzüm karışımı ve 5 adet kuru kayısı/erik ve 10 adet badem olabilir” dedi.

Şifa Deposu Dereotu Metabolizmayı Hızlandırıyor

İnsan sağlığına fazlasıyla faydalı olan dereotu, metabolizmayı hızlandırarak ödem atmamızı kolaylaştırır.

Dereotu, kilo kaybını hızlandıran ve bu dönemde kullanılması sıklıkla önerilen bir bitkidir.

Dereotu, maydanozgiller ailesinden ve koyu yeşil ipliksi yaprakları olan kokulu bir bitkidir. Nemli toprakları sever ve çoğunlukla sonbaharda toplanır. Tat ve aroma vermesi için salata veyemeklerde kullanılır.Özellikle Türk mutfağında önemli bir yeri olan tarhana çorbası ve cacık bu yemeklerin başında gelir.

Dereotu ayrıca sağlığa da oldukça yararlı bir bitkidir; sindirimi kolaylaştırır, ağız kokusunu giderir, uykuyu düzenler, sinir zafiyetini giderir. Aynı zamanda çocuklarda oluşan kolik ağrılarına iyi gelir ve anne sütünü çoğaltır. Ancak hamilelik döneminde kullanılmaması gerekir, aybaşı kanamalarını artırdığı gibi gebelerde düşüğe neden olabilir.

Tüm bu faydaların yanında dereotunun önemli bir diğer özelliği de kilo verme süreci ve tiroid hormonları üzerindeki olumlu etkisidir. Dereotu tiroidnodüllerinin ufalmasını sağlar, ayrıca tiroid üzerindeki dengeleyici etkisi ilehipotiroid(tiroidin yavaş çalışması) veya hipertiroid (tiroidin hızlı çalışması) üzerinde olumlu etki gösterir. Kilo durumu tiroid ile bağlantılı olabildiğinden, tüm bunlara bağlı olarak dereotu kilo kontrolünde de oldukça etkilidir. Aynı zamanda ödem sökücü özelliğiyle vücuttaki fazla suyun atılmasını da sağlar. Antiseptik özelliği ile ishalin tedavisine yardımcı olur, kalsiyum yönünden oldukça zengindir ve kansere karşı koruyucu etkisi vardır.