En İyi Yağ Yakma Egzersizleri

Yağ yakmak için uygulayabileceğiniz birçok egzersiz mevcuttur. Bu makalede, kurtulmaya çalıştığınız kalça ve karın bölgelerinizi hedefleyen, günlük rutininize dahil edebileceğiniz en iyi yağ yakma egzersizlerinden bazılarını açıklayacağız.

Ancak en iyi yağ yakma egzersizinin dahi dengeli bir diyet uygulamadığınız sürece bir işe yaramayacağını hatırlatmakta yarar vardır.

Egzersiz Türleri

Aşağıda, yağ yakmak için uygulayabileceğiniz iki tür egzersiz olan aerobik ve anaerobik egzersiz arasındaki farkı özetleyeceğiz.Anaerobik egzersizler yüksek yoğunluklu ve kısa süreliyken, aerobik egzersizler orta veya düşük yoğunluklu ve uzun süreli egzersizlerdir. Her ikisi de etkilidir.

Örnekler:

  • Aerobik: yürüyüş, jogging.
  • Anaerobik: ağırlık kaldırma, karın kaslarını çalıştırma.

Isınma

Vücudunuzdaki dolaşımın artmasını sağlamak için, yukarıda anılan herhangi bir aktiviteye başlamadan evvel ısınmak önemlidir. Böylece vücudunuzu daha yoğun egzersizlere hazırlamış olursunuz. Bu ilk aşamada, daha sonra gerçekleştireceğiniz aktiviteyle ilişkili daha spesifik hareketleri gerçekleştirebilmek için tüm eklemlerinizi hareket ettirmelisiniz. Hem rutin öncesinde, hem de rutin sonrasında gerilmeyi unutmayın. Isınmadan veya gerilmeden egzersiz yapmaya başlarsanız kendinizi yaralayabilirsiniz ve bu da egzersiz planınıza uymanızı zorlaştırır.

Yağ Yakma

Yağ yakma konusunda farklı görüşler mevcuttur. Genel olarak tavsiye edilen, kilo vermek için aerobik egzersizler yapmak ve ardından kasları kuvvetlendirmek için anaerobik egzersizler yapmaktır. Ancak,eğitmenler genelde daha yüksek yoğunluktaki egzersizleriaralıklar olarak adlandırılan dinlenme periyotlarında yapmanızı önerirler.

Bunlar vücudunuzun etkili bir şekilde yağ yakabilmesini mümkün kılar ve hatta aktivite sonrasındaki günde dahi metabolizmanızı hızlandırır. Bu tür egzersizler bir eğitmenin yardımıyla gerçekleştirilmelidir. Aksi taktirde kendinize zarar verme riski söz konusu olur. Her şeyin etkisini göstermesi zaman alır ve vücudunuzun da bir adaptasyon döneminden geçmesi gerekir. Bu süre kişiden kişiye göre farklılık gösterecektir. Başta egzersiz sonrası dinlenme periyotlarınız alışana kadar daha uzun olabilir.

Ayrıca, tek bir tür aktiviteye odaklanmamanız gerekir. Belirli bir ritmi tutturduğunuz sürece, bunlar ister aerobik, isterse anaerobik olsun, farklı egzersiz türlerini kombine etmek oldukça faydalı olacaktır. Bu tamamen sizin fiziksel yapınıza ve ne kadar yağ yakmak istediğinize bağlıdır.

Aynı zamanda, bunu bir saplantı haline getirmemeniz gerektiğini de unutmayın. Vücudunuzun dengeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle tüm egzersiz rutinlerinde uygun miktarda su içilmelidir ve uygun bir diyet takip edilmelidir. Hareketsiz yaşam tarzına sahip bir kişinin aşamalı olarak artan yoğunlukta düzenli olarak egzersiz yapan aktif bir kişiyle aynı diyete ihtiyacı olmayacaktır.

Nasıl diyette denge gerekliyse, aynısı egzersiz için de geçerlidir. Sizi rahatsız eden yağları erittikten sonra rutininizde değişiklikler yapmanız gerekli olacağı için bu konuda bilgili bir kişiye danışmanız önerilir. Bu tamamen size kalmıştır – belki daha ince görünümlü ve çekici bir vücut istiyorsunuzdur, belki de daha tanımlı kaslara sahip olmak istiyorsunuzdur.

egzersiz

Unutmayın ki hedefinize ulaşmak zordur, ancak elde ettiğiniz hedeflerinizi korumak daha da zordur. Bu nedenle, bir dış değişimden çok bir iç değişim geçirmeniz önemlidir. En aşırı diyetler zaten bu aşamada başarısızlığa uğrar. Bu her zaman geçerli olmasa da sıkça rastlanan bir durumdur.

Bir yaşam tarzı değişikliği, hem kısa, hem de uzun vadede emin bir yatırımdır. Uygun bir diyet ve önerilen egzersizler hayatınızda olumlu değişiklikler görmenizi sağlayacaktır. Kendinize güveniniz artar, ruh haliniz iyileşir, daha çekici bir görünüm kazanırsınız ve hepsinden önemlisi, sağlıklı bir vücuda sahip olursunuz. Kendinizi ikna edin ve harekete geçin!

Peki, bu en iyi yağ yakma egzersizlerinden ilk olarak hangisini deneyeceksiniz?

Kalp Sağlığınız İçin Sarımsak Çorbası

Herkes sarımsağın sağlığımız için çok yararlı olduğunu bilir.Sağlığımıza olan faydalarının yanı sıra sarımsak, yemeklerimizde de hem şifalı özellikleri hem de tadı için çok sık kullandığımız bir sebzedir. Sarımsağın özelliklerinden yararlanmak için lezzetli bir sarımsak çorbası yapabilirsiniz. Tarifini öğrenmek için okumaya devam edin!

Sarımsak kalp ve kan dolaşımı hastalıklarını önlemek için sayısız tarifte kullanılır. Tarifini vereceğimiz çorba pek çok kültürde kendine yer edinmiştir ve isterseniz bu çorbayı siz de yapabilirsiniz. Bu yazımızda sizinle tarifini paylaşacağımız sarımsak çorbasını hem kendi iyiliğiniz hem de sevdiklerinizin sağlığı için beslenme düzeninize eklemenizi öneriyoruz. Ayrıca sarımsak çorbası hem çok düşük maliyetli hem de çok lezzetlidir!

Sarımsak Çorbasının Faydaları

  • Şifalı özellikleri üzerine, kandaki kötü kolesterol seviyelerini ve trigliseridleri azalttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
  • Kan basıncını düşürür.
  • Damarların sertleşmesini (aterosklerosis) önler. Yaşlandıkça damarlarımız esnekliklerini kaybederler ve kan eskisi kadar kolay akamaz ve zaman içerisinde sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Sarımsak damarları temizleyip onları daha esnek yapabilir.
  • Sarımsak kan pıhtılarını önleyip kanın daha hızlı akmasını sağlar.
  • Sarımsak çorbasının başka özellikleri de vardır: ateşi düşürür, öksürüğü, baş ağrılarını ve karın ağrılarını azaltır, astım ve bronşiti rahatlatır, kan şekerini düşürür. Kısacası sarımsak çorbasının çok etkili bir tedavi olduğunu söyleyebiliriz.
  • Sarımsağın kolon, rektum ve mide kanserini önleyebilirliği üzerinde yapılmakta olan çalışmalar var. Ancak marketlerde veya eczanelerde satılan takviyeler, sarımsağın kendisi veya bu çorba kadar etkili değiller çünkü bazen sarımsağa kokusunu veren allisin maddesini içinden çıkartabiliyorlar.garlic-soup

Sarımsak Çorbası Tarifi

4 kişilik

  • 1.5 adet Soğan
  • 5 dilim ekmek
  • 1 dana kemiği
  • 1 pırasa
  • 1 havuç
  • Bir avuç dolusu taze sarımsak
  • 2 yumurta
  • Zeytin yağı
  • 1 çay kaşığı paprika
  • Yarım arnavutbiberi
  • Biraz maydanoz

Yapılışı

  • Öncelikle çorbanın bazını hazırlayarak başlayalım. Pırasa,havuç ve dana kemiğini bir tencereye koyun. Üzerlerini kaplayacak kadar su ekleyin. İçerisine maydanoz dallarını da ekleyip yarım saat kadar kaynatın. Tadına bakın ve olduğuna karar verdiğinizde karışımı süzüp suyunu daha sonra kullanma üzere saklayın.
  • Isıttığınız bir tavaya azıcık zeytin yağı, soyulmuş sarımsaklar ve biberi ekleyin. Harika kokan bu karışımı, sarımsaklar kahveregileşene kadar pişirin. Ardından ufak parçalara doğradığınız ekmekleri ekleyip pişirmeye devam edin. Bir çay kaşığı paprikayı ekleyin ardından üstüne kenara ayırdığınız sebze ve kemik suyunu ekleyin.
  • Karıştırmaya devam ederek orta ateşte 25 dakika pişirin.
  • Ardından içine iki adet yumurta kırın ve pişmelerini bekleyin. Bazı tariflerde yumurta eklenmemekte ama bu tamamen sizin zevkinize kalmış. Yumurta tüketiminde aşırıya kaçılmadığı sürece kolesterolü yükseltmediklerine dair yapılan çalışmalar bulunmakta.
  • Şimdi tavaya azıcık zeytin yağı koyup, ufak parçalara doğradığınız bir miktar taze sarımsak ekleyin. Sarımsakları kızartın ve ardından kızarmış sarımsakları bir kağıt havlunun üzerine koyarak fazla yağını alın.

Servis etmeden önce çorbanın içindeki biberi çıkartın ve üzerine çıtır sarımsak parçalarınızı ekleyin. Ve kalbiniz için çok yararlı bir çorba yaptınız! Afiyet olsun!

Kabızlık İçin Şuruplar ve Meyve Püreleri

Kabızlığın ne tür bir dert olduğunu hepimiz biliriz. Bu durumdan ister arada sırada, isterse sürekli yakınıyor olun, kabızlık günlük yaşamınızı ve sağlığınızı olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Hareketsiz bir yaşam tarzı, kötü beslenme ve hatta stresli durumlar kabızlığa neden olur. Bu nedenle size bunu etkili bir şekilde hafifleten birkaç basit meyve püresi önereceğiz.

Bir insan, haftada üç veya daha az bağırsak hareketi sergilediğinde kabız kabul edilir. Bu durumda, midenizde şişlik olması, kendinizi hasta hissetmeniz veya enerji eksikliğinizin olması gayet doğaldır. Çoğu durumda, bu önemli bir sorun olmamaktadır, çünkü bu gibi dönemler kısa süreli olmaktadır ve kendi kendine geçebilir. Ancak bu süre üç hafta veya bir aydan daha uzun sürdüğünde, tıbbi yardım almak gerekir.

İş bu noktaya gelmeden, kabızlığa iyi gelen aşağıdaki bazı meyve pürelerini deneyebilirsiniz.

Kabızlığa İyi Gelen Kuru Erik ve Zencefil Püreleri

kuru-erik-suyu

Neden?

Kuru erik kabızlığı gidermek için temel bir besindir. Bağırsakları uyarmak için bir lif ve asit kaynağı olan kuru erik, zencefille birleştirildiğinde mükemmel bir kombinasyon oluşturur. Bunlar sindirimi iyileştirmektedir ve bağırsaklarınıza hareketlilik kazandırır.

Malzemeler

  • Yarım yemek kaşığı zencefil
  • Yarım limondan limon suyu
  • 3 adet kuru erik
  • Bir bardak su

Hazırlanış

Bir iyileşme görene kadar her sabah için.

– Bir çorba kaşığı kadar elde edene kadar zencefili rendeleyin.

– Zencefili iki adet kuru erik ve bir bardak suyla birlikte bir tencereye yerleştirin. Karışımın kısık ateşte 10 dakika kaynamasına ve sıvılarını salmasına izin verin.

– Daha sonra limon suyu ekleyin.

– Bu karışımı aç karnına için. Bunun, bağırsakların daha iyi tepki vermesi için ılık bir şekilde içilmesi tavsiye edilir.

– Sıvı meyve püresini yavaş yavaş için, ardından da kuru erikleri yiyin.

Kuru İncir ve Kuru Erik Şurubu

kuru-incir

Neden?

Kuru incirler bağırsaklarınızı uyaran mükemmel bir lif kaynağıdır. Çekirdekleri kabızlığa çok iyi gelen özelliklere sahiptir. Bunlar kuru erikle brleştiğinde mükemmel bir tedavi sağlar.

Malzemeler

  • 50 gram kuru erik
  • 50 gram kuru incir
  • Yarım litre su

Hazırlanış

Bu karışım iki veya üç gün dayanabilir. Sabahları yarım bardak içebilir ve geri kalanını öğleden sonra içebilirsiniz. Malzemeleri satın alma imkanınız olursa, bu şurubun oldukça etkili olduğunu garanti edebiliriz.

– Bu karışımı hazırlamak için suyu, kuru eriği ve kuru inciri bir tencereye boşaltıp 8 ile 10 saat arasında bekletin (bir gün önceden hazırlamak daha iyi olacaktır).

– Ertesi gün, karışımı kaynatın. Kısık ateşte kaynamasına izin vererek fazla sıvının azaltılmasına ve meyvenin yumuşamasına izin verin. Böylece hoş ve tatlı bir kokusu olan bir tür meyve suyu elde edeceksiniz.

– Bunun soğumasına izin verin.

– Bir blendır veya mutfak robotu aracılığıyla karışımı karıştırın. Kabızlıkla başa çıkmanıza yardımcı olacak çok lezzetli bir şurup elde edeceksiniz.

Kabızlığa İyi Gelen Pancar ve Su Teresi Suyu

pancar-2

Neden?

Pancar, sağlınız açısından oldukça yararlıdır. Kırmızı ham biçiminde oldukça iyi bir lif ve su kaynağı olan pancar, su teresinin de olduğu gibi bolca vitamin ve yüksek lif içeriği sayesinde bağırsakları hareket geçiren turpgiller familyasından bir bitkidir.

Malzemeler

  • 1 adet orta büyüklükte pancar
  • 1 avuç su teresi
  • 2 adet portakal
  • 1 çorba kaşığı kepek

Hazırlanış

– İlk olarak pancarları iyice temizleyin ve onları şeritler halinde kesin. Bunları blendıra koyup suyunu çıkarın.

– Portakalları yıkayın ve sularını sıkın.

– Ardından bütün malzemeleri (pancarı ve portakal suyunu, su teresini ve kepeği) birlikte karıştırınız. Bunu blendere boşaltın ve iyice karıştırın.

– Karışımı süzgeçten geçirin ve hemen için.

– Bu karışım biraz garip görünebilir, ancak bunun hem lezzetli, hem de faydalı olabileceğini garanti ederiz. Bu içeceği sabahları bir hafta süresince içerseniz bağırsak hareketleriniz daha düzenli olacaktır. Aynı zamanda sindiriminiz de iyileşecektir.

Sizin için en kolay ve en uygun olan veya malzemeleri bulması en kolay olan meyve suyunu veya şurubu seçin. Seçtiğiniz içeceği en az on gün süresince düzenli bir şekilde içmeye özen gösterirsenizyavaş yavaş iyileşme görürsünüz. Günde en az 8 bardak su ve içmeyi ve egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Bu şekilde, bağırsaklarınız tekrar hareket etmeye başlar ve böylece kabızlığı önleyebilirsiniz.

Fermente besinler sosyal anksiyeteyi azaltıyor

Dünya Türk mutfağının faydalarını keşfediyor. Bilim adamları bizim mutfağımızda da sıkça kullanılan yoğurt ve turşu gibi besinlerin uç boyutlardaki utangaçlığı yok edebileceğini iddia etti.

Uzmanlar turşu, yoğurt ve bitter çikolatayı diğer insanlardan daha fazla tüketenlerin sosyal anksiyete (kaygı,endişe) belirtilerini daha az yaşadığını belirtti. Maryland Üniversiesi’nden uzmanlar, içinde faydalı bakteriler bulunan probiyotik besinlerin bağırsak florasını değiştirdiğini ve bu floranın da sosyal anksiyeteyi azalttığını söylüyor.

FERMENTE ÜRÜN TÜKETENLER İNCELENDİ

Psychiatry Research isimli bilimsel dergide yayınlanan araştırmada katılımcılara bir dizi soru soruldu ve son 30 günde tükettikleri besinler belirlendi. Yoğurt, soya sütü, turşu, lahana turşusu ve bitter çikolata gibi besinler dikkate alındı. Ayrıca insanların egzersiz yapma alışkanlıkları da incelendi. Bu besinleri tüketenler hayvanlar üzerinde yapılan ölçümlerde ise GABA denilen bir nörotransmitterların daha yüksek olduğu belirlendi. GABA, anti anksiyete ilaçlarında bulunan benzodiazepine ve diazepam etken maddesi ile benzer bir etki yapan sinir taşıyıcı. Bağırsaklar bilim dünyası tarafından ikinci beyin olarak da adlandırılıyor.

SOSYAL ANKSİYETE NEDİR?
Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete toplum içine çıkarken yaşanan gerginlik, sosyal ortamlarda bulunmaktan korkmak anlamına geliyor ve en sık görülen anksiyete (endişe, kaygı) bozuklukları arasında. Sosyal anksiyetesi olan insanlar her gün toplantı, grup önü konuşması ya da telefon konuşması gibi basit sosyal iletişim kurma sırasında gerilim ve zorluk yaşar.

Sivrisinekler kimleri ısırır?

Sabah vücudunuzda onlarca sinek ısırığıyla uyanıyorsunuz. Ancak evde başkaları da var ama sadece sizi ısırıyorlar. İşte nedeni…

Sivrisinekler yumurtlamak için kana ihtiyaç duyar. Erkekler yumurtlayamadığı için ısırmaz. Dişi sinekler yumurtlayıcı tür oldukları için hepimizi rahatsız ederler.  Bir kaç farklı seferde bıraktıkları yumurtalar arasında beslenmek için ise kana ihtiyaç duyarlar. Sineklerin temel enerji kaynağı şekerdir. tüm sinekler meyve nektarı, suları ve bitki sıvılarıyla beslenir. Şeker enerji üretmek için kullanılır ve kan ise yumurtalar için saklanır.

Bilim adamları neden sivrisineklerin bazılarını daha fazla sevdiği hakkında araştırmalar yürütmektedir. Bazı insanlar sivrisineklerin sürekli hedefi haline gelirken bazılarının yanından tek bir sinek dahi geçmez. Çünkü sinekler sadece ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kaynaklara doğru uçarlar.

Yollarını nasıl bulurlar?

Dişi sinekler nefes verirken havaya karışan karbondioksiti izleyerek yönünü bulurlar. Kendine yuva arayan bir sinek bu gazı takip ederek hedefe ulaşır. Üzerimize konduğunda ise harekete geçmesini tetikleyen ya da önleyen faktörler işin içine girer.

En çok kimi ısırırlar?

Folik asit sinekler için önem arz eden kimyasallardan biridir.Saç spreyi, parfüm, deodorant ve sabun gibi kokular bu kimyasalların izlerini silebilir. Ancak tetikleyici ya da engelleyici olarak da görev yapabilen bu kokuların yoğun olanları genelde sineklere daha çekici gelmektedir.

Yani sivrisineklerin sizi ısırıp ısırmayacağını vücudunuz belirler. Eğer çekici bir kokunuz varsa hedef olmaktan kaçamazsınız.Vücudumuzda kokumuzu belirleyen genler vardır. Bu genlere sahipseniz sivrisineklerin hedefi haline gelebilirsiniz.

Bunun üstesinden gelmek için vücudunuza sürebileceğiniz sineksavar kremleri veya spreyleri kullanabilirsiniz. Bu ürünler sineklere itici gelen bir kokuya sahiptir.

Böbrek taşına ne iyi gelir?

Kırıkkale Üniversitesi (KÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Yılmaz, taze sıkılmış domates suyunun, böbrek taşı oluşumunu önleyen sitrat açısından zengin olduğunu söyledi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böbrekte taş oluşması sonucu meydana gelen rahatsızlık için medikal tedavilerin ya da ilaçların çok etkili olmadığını belirtti.
Tedavilerle taş oluşumunu tamamen engelleyemediklerini dile getiren Yılmaz, “Ancak kullanabildiğimiz yardımcı tedaviler, ilaçlar var. En basit taş tedavisi vücut dışından şok dalgalarıyla taşın kırılmasıdır. Endoskopik yöntemlerle taşın böbrekten ve üreterlerden alınması ve son yıllarda çok tercih etmediğimiz açık ameliyat seçeneği de elimizde bulunuyor” dedi.
Böbrekteki taşların ailevi yatkınlık sonucu oluşabildiğini ya da doğuşsal bazı sorunlarla ortaya çıkabildiğini belirten Yılmaz, “İdrarda koruyucu bazı maddeler vardır ki bunların en önemlisi sitrattır. Sitratın azlığı, taş oluşumuna yol açabilir. Bazı gıdalarda sitrat maddesinin daha yoğun olduğu ortaya konmuştur” diye konuştu.
Hastaya dışarıdan vererek, idrardaki sitrat miktarını artırabildiklerini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti: “Bununla ilgili yapılmış çeşitli bilimsel çalışmalar var. Bunlardan birisi özellikle turunçgillerin taze sıkılmış suları. Bu konuyla ilgili en fazla yapılan çalışma limonla ilgili.
Hastalarımıza limonu bir litrelik suya tamamen sıkmalarını ve çok hafif tatlandırarak içmelerini öneriyoruz. Çünkü idrardaki sitrat miktarı limonata ile artabilir. Bununla ilgili bilimsel çalışmalar var. Limonun yanı sıra portakal suyuyla ilgili de laboratuvar çalışmaları bulunuyor. Hastaların taze sıkılmış portakal ve greyfurt suyu içmesi de benzer şekilde idrarda sitrat miktarını artırarak, koruyucu etki yapacaktır.
” Domates suyundaki sitrat”
İdrardaki sitrat miktarını artıran ilaçları bazı hastaların kullanamadığına işaret eden Yılmaz, “Özellikle mide hastası olanlar bu ilaçları içemeyebilir. Oysa limon, portakal ve greyfurt suyunun kullanımı kolay ve ilaca eşdeğer sitrat miktarı sağlayabildiği için hastalarımıza önerilebilir.
Turunçgillerin dışında da bazı sebzelerin de içeriğinde sitratın fazla olduğu belirlendi. Kliniğimizde yapılan bir laboratuvar çalışmasında taze sıkılmış domates suyunun da idrardaki sitrat miktarını limon kadar artırabildiği ortaya kondu. Çeri olarak bildiğimiz tür ile bahçe domatesi ya da sera domatesi arasında sitrat açısından fark olmadığını tespit ettik” diye konuştu.
Türkiye’de özellikle böbreklerinde taş olan pek çok hastanın gilaburu meyvesini tükettiğini belirten Yılmaz, bu meyvenin de taş oluşumunda koruyucu özelliğiyle ilgili araştırmalar bulunduğunu aktardı.
Prof. Dr. Erdal Yılmaz, gilaburu suyunda da limon, portakal, greyfurt ve domatesteki kadar sitrat olduğunu sözlerine ekledi.

Maden Suyunun Faydaları

Maden Suyu Nedir?

Maden suyu, mineral tuzu ve elementler bileşeninden oluşan, mineral bakımından oldukça zengin olan doğal bir kaynaktır.

Maden Suyu İle Soda Arasındaki Fark Nedir?

Maden suyu soda değildir, ikisi farklı şeylerdir. Maden suyu asit içermez, karbondioksit gazı asit etkisini hissettirir.

Maden suyu doğal, soda ise yapaydır. Soda, suya karbondioksit gazı karıştırılarak üretilir.

Maden Suyunun Faydaları Nelerdir?

  • Vücudun ihtiyaç duyduğu mineral ve vitamini depolar.
  • Doğal bir ilaçtır.
  • Vücudun günlük ihtiyaç duyduğu kalsiyum ihtiyacını dengeler.
  • Kemikleri kuvvetlendirir.
  • Güçlü kemik yapısının oluşması ve kemik yapısının korunmasını sağlar.
  • Tiroid bezi fonksiyonlarını dengeler.
  • Yüksek tozda vücuda enerji depolar.
  • Diyet yapanlar için ideal bir içecektir.
  • Kilo sorunu olan ve obezite hastalarında kişilerin kilo vermesine yardımcı olur.
  • Hücre metabolizmasını yeniler.
  • Bağırsakların ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar.
  • Kalp damar hastalığına iyi gelir.
  • Günde en az bir şişe maden suyu tüketilmesi ani kalp krizi riskini azaltır.
  • Kalp ve damar hastalıklarında doğal tedavi yöntemi olarak kullanılır.
  • Damar ve kasların düzenli çalışmasını sağlar.
  • Gut tedavisinde kullanılır.
  • Böbreklere, bağırsaklara, mideye ve idrar yollarına olumlu katkıları vardır.
  • Gaz problemlerini ortadan kaldırır.
  • Şişkinliği ve hazımsızlığı giderir.
  • Şeker hastalığının tedavi sürecinde destekleyicidir.
  • Kan basıncını ve şekeri dengeye sokar.
  • Böbrek taşı oluşumunu engeller.
  • Böbrek taşı düşürmede etkilidir.
  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Cilde pürüzsüz ve canlı bir görünüm kazandırır.
  • Vücuttaki toksinlerin hızlı bir şekilde dışarıya atılmasına yardımcı olur.
  • Cilt sorunlarına karşı etkili olan maden suyu kırışıklığa, sivilceleri aza indirir.
  • Cildin nem dengesini düzenler ve cildi korur.
  • Mide yanmalarına ve ekşimelerine iyi gelir.
  • Karaciğer, safra kesesi ve birçok organın düzgün çalışmasına yardımcı olur.
  • Menopoz döneminde olan kadınlara olumlu katkı sağlar.
  • Magnezyum ve potasyum miktarını dengelediği gibi, kalsiyum ve fosfat miktarını da düzene sokar.

ZERDEÇAL MUCİZESİ

ZERDEÇAL’IN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR…!

Bu bitkinin bir çay kaşığı kadarı bile hafızayı güçlendirmeye yetiyor
Tayvan’da yapılan araştırma, kahvaltıda bir gram zerdeçal tüketmenin diyabetin ilk evresinde ve bilişsel becerilerinde azalma riski bulunan kişilerin hafızasını güçlendirdiğini gösterdi.

Diyabet teşhisi koyulan 60 yaşın üzerinde kadın ve erkeklerin katıldığı araştırmada, bilim adamları zerdeçalın hafızaya etkisini araştırdı.

Katılımcılar kahvaltıdan önce ve saatler sonra hafıza testine tabi tutuldu. Kahvaltıda bir gram zerdeçal tüketen katılımcılar testlerde daha başarılı oldu.

Araştırmanın sonuçları, “Asia Pacific Journal of Clinical Nutrition” dergisinde yayımlandı.

ZERDEÇAL İLE SÜPER ZAYIFLAMA

Malzemeler:
* 4-5 yemek kaşığı yağsız yoğurt
* 1 çay kaşığı toz tarçın
* 1 çay kaşığı zeytinyağı
* 1 çay kaşığı zerdeçal tozu
* 1 çay kaşığı zencefil tozu

Zayıflatan İksirin Yapılışı:
4-5 yemek kaşığı yağsız yoğurdu bir kaseye koyuyoruz ve içine malzemelerin tamamını ekleyip karıştırıyoruz. Hazırladığımız bu yoğurt kürünü sabah, öğlen ve akşam yemeklerden 1-2 saat önce aç karnına tüketiyoruz.

PEKİ ZERDEÇAL NASIL TÜKETİLMELİ?

Hindistan’da günde en az 1 çay kaşığı zerdeçal kullanılmaktadır. Bu nedenle, Hintlilerde akciğer, meme, böbrek kanserleri daha az görülmektedir. Ayrıca Alzheimer oranı yaşlılarda yok denecek kadar azdır.

Zerdeçalın zeytinyağı, karabiber, kırmızıbiber ile birlikte tüketilmesi vücut tarafından tamamen emilmesini sağlamaktadır.

Zerdeçalı kaynayan her yemeğe 1 tatlı kaşığı eklemekle kullanabilirsiniz. Hemen hemen her yemeğe yakışan bir tadı vardır. Süte ekleyerek içilebileceği gibi çayı da tüketilebilir. Fakat belki de en etkili kullanım salatalara ekleyerek, limon ve baharatlar ile kullanımıdır.

✔ LÜTFEN BEĞEN ve PAYLAŞ Kİ HERKES BİLSİN…!

Sofranızdan Eksik Etmeyin…

ŞİFA DEPOSU ROKA’YI SOFRALARDAN EKSİK ETMEYİN…

Rokanın bilinen en çok tüketim şekli yapraklarının salatalarda kullanımıdır. Tek başına da tüketilebilen roka bitkisi kaynatılarak çay olarak da tüketilebilir.

Rokanın Kansere Faydaları:

Rokanın en önemli faydaları arasında kansere karşı bünyeyi güçlendirmesi gösteriliyor. Taze roka akciğer kanseri ve bağırsak kanserinin tedavi süreçleri ile kanserin önceden engellenmesinde, bağışıklık sisteminin korunmasında oldukça etkilidir. Doğa da kendiliğinden çıkan bir bitki olmakla beraber üretim amacı ile de yetiştirilmektedir. Daha çok çiğ olarak tüketilmesi önerilen rokanın sağları ve tohumları da tüketilebilmektedir.

Roka’nın Muhteşem Antioksidan Özellikleri:

Roka çok önemli bir antioksidan kaynağıdır. Bu özelliğinden dolayı bir çok hastalığı engeller ve savunma sistemini güçlendirir ve, hücre içindeki enzim reaksiyonlarını sağlıklı bir denge tutmaya yardımcı olur. Antioksidanlar başta kanser hastalığı olmak üzere kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır, soğuk algınlıklarına iyi gelir, bağışıklık sistemini korur. Antioksidanlar bir hastalığa neden olan serbest radikallerin en büyük düşmanlarıdır. Bu yüzden rokanın sağlığa bulunduğu katkıları ne kadar anlatsak eksik kalır.

Roka Kemikleri Güçlendirir:

Bol miktarda K vitamini içeren roka, bünyenin işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu miktarı sağladığı gibi, kemik sağlığına da katkıda bulunur. Kemiklerin güçlenmesini sağlayan besinleri sağlar ve yaşlanmadan dolayı meydana gelecek hastalıklardan korur, çocukların sağlıklı ve sağlam iskelet yapılarının oluşması için ciddi anlamda katkı sağlar.

Roka Göz ve Görme Sağlığını Korur:

Roka göz ve görme sağlığı için çok gerekli olan karotenoidler açısından çok faydalı bir besin kaynağıdır. Karotenoid düşük seviyede görme problemleri yaşayan kişilerin bu sorununa çözüm olabilir. Bunun yanında katarakt hastalığına yakalanma riskini azalttığı gibi klasik semptomlerı yavaşlatıcı özelliği vardır.

Roka Kilo Vermeye Yardımcı Olur:

Diyet yağanlar için çok etkili bir besin kaynağıdır. Çok düşük kalori içermektedir. Bünyenin gereksinim duyduğu pek çok besini karşılayarak doyurucu özelliği yanında aç kalmadan dolayı oluşabilecek vitamin ve mineral eksikliğine izin vermez. Mineral kabına uğramadan dengeli ve sağlıklı zayıflamaya yardımcı olur.

Bunun yanında Roka sindirim sitemi için de faydalı bir besindir. Hazmı kolaylaştırır, bağırsakların harekitini arttırır, böylece besinlerin daha kolay hazmedilmesini ve gereksiz olanların daha hızlı dışarı atılmasını sağlar.

Diyabet Hastalığına İyi Gelir:

Rokanın içerdiği çok çeşitli ve bir çok antioksidan diyabet hastaları için de önemli bir şifa kaynağıdır. İçresinde bulunan bazı maddeler insülin duyarlılığını arttırır ve kan şekerini sağlıklı bir seviyede tutar.

Roka Kalp ve Damar Sağlığını Korur:

Antioksidanlar açısından çok zengin olması kalp sağlığına dolaylı olarak katkı sağlamaktadır. Kanın temizlenmesini ve damar tıkanıklıklarının ortadan kaldırılmasını sağlayan roka, kalbin damarlarda meydana gelen tıkanıklardan dolayı aşırı şekilde çalışıp yorulmasına engel olur.

Serbest radikallerin damarların içerisinde duvar kısımlarında tabakalar oluşturmasını engeller, damarların elastik ve yumuşak bir yapıda kalmasını sağlar. Böylece damarlarda kan dolaşımını kolaylaştırır.

Sindirim Sistemini Korur:

Bir miktar su içermesi ve antioksidan olması mide ve bağırsak sistemi için önemlidir. Tembel bağırsakların çalışmasını sağlar ve kabızlık sorunlarını giderir.

Genel anlamda sindirim sistemi sağlığı için önemli bir şifa kaynağıdır. Bağırsakları zararlı bakterilerden temizlemeye yardımcı olur. Hazmı kolay olduğu için mideyi yormaz. Mide sağlığı için gerekli olan asit seviyesini sağlıklı derecede tutar.

Cilt ve Saç Sağlığını Korur:

Roka cilt ve saç sağlığını koruyan besin maddeleri de içermektedir. Özellikle kalsiyum ve demir eksikliğinden kaynaklana sorunların giderilmesine yardımcı olur. Tırnaklarda kırılma sorunlarını giderir. Kan hücreleri için faydalıdır.

İftar sonrası hazımsızlığa karşı rezene çayı için

İftarda çok fazla yemek yiyorsunuz bu da hazımsızlık mı yapıyor? Uzmanlar mide hazımsızlığına karşı rezene çayı içilmesini tavsiye ediyor.