Biberiye Otunun Saymakla Bitmeyen Faydaları

Et ve balık yemeklerinde sık kullanılan, sos ve salatalara hoş bir tat veren biberiye, diğer pek çok baharat gibi sadece yemeklerin lezzetini ve aromasını arttırmakla kalmıyor aynı zamanda sağlığa da pek çok faydaları bulunuyor. Nane ile aynı aileden olan ve yılın her ayı bulunabilen biberiye bitkisinin çayı, yağı ve suyu saç bakımından cilt bakımına, bağışıklık sistemini güçlendirmekten sindirim sistemini çalıştırmaya kadar geniş bir alanda kullanılmaktadır.

Biberiyenin Faydaları Nelerdir?

Hafızaya Faydaları: 1500’lü yıllara dayanan, şifalı bitkilerle tedavi konularının işlendiği yazılı belgelere göre biberiye hafızayı geliştirmek ve beyin fonksiyonlarını arttırmak için kullanılmaktaymış. Günümüzde de aynı şekilde hafızayı güçlendirmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Biberiyenin hafızaya olumlu etkisi içinde bulunan “karnozik asit”ten kaynaklanmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalarda, biberiyenin kokusunun dahi hafızayı ve konsantrasyonu geliştirdiği belirlenmiş. Aynı araştırmalarda biberiye kokusunun, kapalı ofis ortamında çalışanların ruh halini yukarı taşıdığının ve iş yeri performansını arttırdığının altı çiziliyor.

Migren: Biberiye, migren tedavisinde yüzyıllardır kullanılmaktadır. Migren ağrıları arttığında bir kaç dal taze biberiyeyi ya da bir kaç çay kaşığı kurutulmuş biberiyeyi yarısına kadar su doldurduğunuz orta boy bir tencereye atın ve kaynatın. Daha sonra başınızın üstüne büyükçe bir havlu atarak su buharını 10 dakika kadar yavaşça soluyun.

Ağrılar: Biberiye yağı kas ve eklem ağrılarını hafifletmek için kullanılabilir. 10 damla biberiye yağını yarım çay bardağı badem yağıyla karıştırdıktan sonra ağrıyan noktalara masaj yapabilirsiniz.

Cilde Faydaları: Biberiye özütü ya da yağı günümüzde pek çok kozmetik üründe kullanılmaktadır. Ancak biberiyenin cilde faydalarından yararlanmak için bu hazır ürünleri kullanmanız şart değil. Biberiye yağı ya da biberiye çayı kullanarak da aynı etkiyi elde edebilirsiniz.

Biberiyenin cilde faydaları, kan dolaşımını arttırarak cilt hücrelerinin yenilenmesini tetiklemesinden ve iltihabı önleyici özelliği ile sivilce oluşumunu engellemesinden ileri gelmektedir. Haftada 1-2 kez badem ya da zeytinyağıyla incelttiğiniz (1 ölçek biberiye yağı için 4 ölçek taşıyıcı yağ kullanın) biberiye yağıyla tüm yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak 1 saat kadar bekletmeniz olumlu etkilerini görmek için yeterli olacaktır. Sivilceler içinse her gün sivilcelerin üzerine ve çevresine bir miktar biberiye yağı sürebilirsiniz.

Bağışıklık Sistemi: Antioksidan etkisi ile hastalıklara önünü açan serbest radikallere karşı vücudun direncini arttırır. Genel sağlığa katkıda bulunarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Biberiyenin bu etkisi nedeniyle, özellikle salgın hastalıkların daha sık görüldüğü kış aylarında çayının içilmesi önerilir.

Mide Ülseri: Yapılan çalışmalarda biberiyenin mide ülserine neden olan “H.pylori” bakterisine karşı güçlü bir kalkan oluşturduğu tespit edilmiş.

Sindirime Faydaları: Mide bulantısı, kabızlık, hazımsızlık ve diğer sindirim sistemi sorunlarında biberiye çayı içebilirsiniz.

Saça Faydaları: Biberiye yağı geleneksel olarak saç derisinde kan dolaşımını artırarak saç köklerini güçlendirmek için kullanılmaktadır. Saç dökülmesine de iyi geldiği söylenmekle birlikte bu konuda yapılmış herhangi bir bilimsel araştırma bulunmamaktadır.

Biberiyeyi saç bakımından kullanmak için tek başına ya da lavanta, kekik, argan gibi diğer yağlarla karıştırarak haftada 1 kez saç derinize masaj yapabilirsiniz. Ancak biberiye yağı uçucu yağ olduğu için direkt saç derisine sürüldüğünde tahrişe neden olabileceğinden badem yağı veya zeytinyağıyla inceltilmelidir.

Biberiyenin Diğer Faydaları

Nefes Kokusu: Biberiyenin güçlü ve aromatik kokusu ağız kokusunu gidermek için kullanılabilir. Biberiye ile ağız gargarası hazırlamak için 250 ml suya 4-5 dal taze biberiye atın ve 10 dakika kadar kaynatın. Soğumasını bekledikten sonra günlük gargara suyu olarak kullanabilirsiniz.

İltihap: Karnozik asit ve karnozol adında iki farklı iltihap önleyici bileşen içeren biberiye, vücutta görülen iltihaplı hastalıkların tedavisine yardımcı olmak için kullanılabilir. Bu iki bileşen aynı zamanda ağrıya neden olan enzimlerin üretimini baskıladığı için biberiye ağrılı hastalıklarda da ağrıları hafifletmek için önerilen bitkiler arasında yer almaktadır.

İdrar Söktürücü: Biberiye orta dereceli bir idrar söktürücüdür. Düzenli olarak içilen biberiye çayı fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olur ve böbrek fonksiyonlarını geliştirir.

Solunum Yolları: Migren ağrılarında olduğu gibi üst solunum yollarını etkileyen grip, bronşit ve sinüzit gibi hastalıkların tedavisinde biberiyeyi kaynatarak buharını soluyabilirsiniz. Bu uygulama aynı zamanda hastalığa ve strese bağlı baş ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur.

Karaciğere Faydaları: Biberiyenin karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanımı oldukça eskiye dayanmaktadır. Biberiye çayı aynı zamanda karaciğer fonksiyonlarını geliştirir.

Kanser: Biberiyenin kanserden korunmaya etkisi üzerine yapılan araştırmaların sayısı oldukça azdır. Ancak teoride, fazla östrojenin sistemden atılmasına yardımcı olduğu için meme kanseri riskini düşürdüğü kabul edilmektedir. Ayrıca antioksidan etkisiyle kanser riskini yükselten toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Vitamin ve Mineraller: Biberiye A, B ve C vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Aynı zamanda yüksek oranda demir içeriğiyle demir eksikliğine bağlı anemi tedavisine yardımcı olarak tüketilebilir. Kalsiyum ve fosfor biberiyede bulunan diğer minerallerdir.

Biberiyeyi Nasıl Kullanabilirim?

Biberiyeyi kurutulmuş baharat, taze biberiye ve biberiye yağı olarak bulabilirsiniz. Ayrıca piyasada farklı markaların poşetlenmiş biberiye çayları satılıyor. Ancak biberiye çayı hazırlayacaksanız ben aroması daha güçlü olduğu ve mis gibi koktuğu için taze biberiye kullanmanızı öneririm. Dilerseniz çayınızı hazırlamak için kurutulmuş biberiye de kullanabilirsiniz.

Biberiye çayı hazırlarken; 1 büyük bardak çay için 2 dolu çay kaşığı kurutulmuş biberiye ya da 2-3 dal taze biberiye ölçüsünü kullanın. Biberiyeyi suyla beraber kaynatmayın. Su kaynadıktan sonra ekleyin ve 10 dakika bardağın ağzı kapalı bir şekilde demledikten sonra süzüp için. Çayınızı bal veya limonla tatlandırabilirsiniz.

Biberiye yağı saç ve cilt bakımından kullanılabilir. Biberiye yağını 1/4 oranında badem, jojoba veya zeytinyağı gibi taşıyıcı yağlarla karıştırdıktan sonra masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Bu karşımın kas ve eklem ağrılarına da iyi gelir.

Son olarak; hazırladığınız sebze, et ve balık yemeklerinde denemenizi öneririm. Biberiye özellikle yeşil salatalara oldukça hoş bir tat verir. Aroması kuvvetli olduğundan diğer tüm tatları bastırmaması için az kullanın.

Uyarılar, Önlemler

Biberiye genel olarak tüketilmesi güvenli kabul edilen bitkiler arasında yer almaktadır ve alerjiye neden olmaz. Ancak diğer bitkiler gibi biberiyenin de aşırı tüketimi bazı yan etkilere yol açabilir. Gebelik ve emzirme döneminde bulunan kadınlara önerilmez. Epilepsi ve yüksek tansiyon şikayeti olanlar biberiye yağını ve çayını doktora danışarak tüketmelidir.

Saç Güçlendirici Şifalı Bitkiler

Saç bakımında kullanılan doğal olmayan sentetik maddeler ve kimyasallar saçınıza daha fazla zarar vermesine sebep olabilir. Doğal bitkisel ürünlerde saç derisi için besleyiciler vardır.

Kimyasal bileşimli kozmetik ürünler yerine sağlıklı saç ve saç derisine sahip olmak için bitkilere güvenmek gerekir. Yüzyıllardır sağlıklı saçlar için bitkisel karışımlar kullanılmaktadır.
Bitkisel karışımlar ve bitki özleri ile saç durulamak, saç derisinde derin bir temizlik sağlar, bitkisel karışımlar doğal saç rengini koyulaştırmak ya da zenginleştirmek, saç derisinde var olan tahriş yatıştırmak, kepek önlemek veya saç uzamasını artırmak için kullanılır.

Aloe vera : Saçı daha pürüzsüz, ipeksi ve sağlıklı hale getirir. Aloe saçı nemlendirir ve pürüzsüz bir parlaklık yaratır. Meksikalı kadınların, saçlarına parlaklık ve ipeksi bir görünüm sağlamak için yüzyıllardır aloe vera kullandığı bilinmektedir.

Amla Yağı : (Phyllanthus Emblica) Hint kültüründe en şifalı bitki olarak kabul edilen Bektaşi üzümü çekirdeklerinden elde edilen Amla yağı, saç derisine nüfüz ederek saç dökülmesini önler, saçların sağlıklı ve büyümeyi teşvik eder, saç köklerinin ihtiyacı olan kan teminini normalize ederek saçları güçlendirir ve saç köklerinin beslenmesini beslenme sağlar. Amla yağının saç beyazlamasını geciktirici özelliklere sahiptir.

Sabun Cevizi (Sapindus mukorossi) 3-5 adet Ekonat kabuğu yarım litre su içerisinde 10 dakika kaynatılmalı ve belli bir süre soğutulduktan sonra süzülür hazırlanan bu çözelti normal şampuan olarak kullanılır. Sabun cevizi, uzun, sağlıklı saç ve saç derisi için yararları bilinen mükemmel bir saç toniğidir. Hindistan’da yüzyıllardır saç dökülmesine karşı şampuan olarak kullanılmaktadır. Doğal antifungal ve antibakteriyel özellikleri ile kepek oluşmasını engellemeye yardımcı olabilir.

Fesleğen : (Ocimum basilicum) Saç dökülmesi ve ince saçlar için saç köklerini uyaran kafa derisi kan dolaşımını artıran ve saç büyümesini destekleyen özelliklere sahiptir. Fesleğen saç kırılmasını önler ve saç korunmasına yardımcı olur. Fesleğen saçı nemlendirir ve mat saçlar için parlaklık verir. Bir miktar fesleğen yarım litre su içerisinde 5 dakika kaynatılır ısı derecesi oda sıcaklığına düştüğünde süzülüp saç ve saç derisi ve bu suyla durulanır.

Bitkisel saç boyama
Kara Ceviz (Black Walnut) Siyah Ceviz meyvesin yeşil dış kabuğu veya yaprakları ezilerek gölgede bırakılır kararan bu lapa az miktarda su katılarak 10 dakika boyunca kaynatılır ve soğumaya bırakılır bu lapa saça sürülür ve 1 saat beklenir ve durulanır. Bu çözelti beyaz saçları kapatmanın yanı sıra yağlı saçlar için harika bir çözümdür. Siyah Ceviz, Siyah ceviz Yaprakları ve özellikle kabuğu saç karartmak doğal bir saç boyası kaynağıdır. Genellikle kahverengi saç boyası oluşturmak için kına ile birleştirilir.

Kahverengi renk saç boyama: Ceviz Meyvesinin yeşil dış kabukları (100-300 gram) sırlı bir çanak içine yerleştirilir, üzerine 3 litre kaynar su dökülür 30 dakika boyunca kaynatılır. Beklemeye alınan bu ekstre oda sıcaklığına geldiğinde süzülerek bir cam kasenin içine dökülür ve 2 gün serin bir yerde saklanır. Bu su saçlara sürülür ve saç 1 saat boyunca beklenip ılık suyla saçlar durulanır.

Açık kahverengi saçlar için: 1 fincan kurutulmuş ve dövülmüş meşe kabuğu ile 2 adet soğan kabuğunu karıştırın üzerine 1 litre kaynar su dökün ve 1 saat kısık ateşte kaynatın. Bir eşarbı bu kaynar suya daldırın ve sıcak olacak şekilde 30-40 dakika boyunca saçınıza bu eşarbı sarın. Saçları yıkamaya gerek yoktur.
Sarışınlar için: 1 çorba kaşığı papatya ve 1 çorba kaşığı ısırgan otu üzerine 1 litre su dökün 5 dakika kaynatın, 30-40 dakika boyunca soğumasını bekleyin süzdükten sonra saçınızı bu suyla yıkayın.

SAÇ BAKIMINDA DİĞER BİTKİSEL ÖNERİLER

Dulavratotu (Saç Dökülmesi)

Dulavratotu, Kuru, yağlı saçlar ve saç dökülmesine karşı bir çözüm sunar, Dulavratotu kafa derisinin kan akışını dengeler. Yağ asitleri bakımından zengin olması nedeniyle sağlıklı saç büyümesini teşvik eder. Saç köklerini besleyici ve güçlendirici etkisiyle saçın genel durumunu iyileştirir. 1 çorba Dulavratotu üzerine 1 litre kaynar su dökülür ve 5 dakika kaynatılır. Bu su yıkama sıcaklığına düştüğünde süzülerek saç durulanır.

Çemen: (Saç dökülmesi ve ince saçlar)
Çemen, saç beslenme ve saç sağlık için doğal proteinler sağlamaktadır. Çemen saç kökü kan dolaşımını uyarır ve saç dökülmesi ile mücadele için kullanılır. Çemen aynı zamanda kepek tedavisinde, saçınızın doğal rengini korumak ve saçları ipeksi görünümde tutmak için kullanılır. Çemen unu veya tohumu (20 gr) 10 dakika boyunca kaynatılır soğumaya bırakılır bir tülbent yardımıyla süzülür ve saç dipleri bununla ovalanır, 30-45 dakika bekleme süresinden sonra saç yıkanır.

Keten (Saç Dökülmesi)

Keten tohumu, Omega – 3 esansiyel yağ asitleri açısından çok zengin dir ve omega-3 esansiyel yağının saç köklerini güclendirici etkisiyle saçı güçlendirir ve saç kaybını engelemede yardımcı olabilir. Keten tohumu yağı parmak uçlarıyla saç dipleri ve kafa derisinden başlayarak tüm saç bölgesine sürülür. 30 dakika saçınızda beklenir ve ılık suyla saç yıkanır.

Zencefil (Saç Dökülmesi)

Zencefil saç köklerini uyarır ve büyümeyi saç büyümesini teşvik eder. Zencefil kökünde bulunan yağ asitleri kompozisyonu saçların seyrelmesi ile mücadelede başarılı çözümler sunar. Zencefil aynı zamanda kepek ilemücadelede yardımcı olur. Zencefilin antiseptik özellikleri ile saç derisini dış etkilere karşı korur. ince doğranmış 50 gr zencefil kökü üzerine bir lirte su dökülür ve 10 dakika boyunca kaynatılır. Üzerini kapatılr ve 20 dakika bekletilir. Bu su süzülerek, banyoda son durulama suyu olarak kullanılır.

Ebegümeci (Saç dökülmesi)

Ebegümeci, beyaz saç oluşumunu azaltır ve saç büyümesini teşvik etmede için kullanılır. Ebegümeci çiçek ve yaprakları kepek ve saç dökülmesi tedavisinde yardımcı olan bitki proteinleri içerir. Ebegümeci saç köklerinin ihtiyacı olan besin folikülleri sağlayarak sağlıklı saç büyümesini destekler. 3 çorba kaşığı kurutulmuş ebegümeci kök ve çiçekleri 1 litre su içerisinde 10 dakika kaynatılır ve 20 dakika boyunca bekletilir. Bu su bir tülbent yardımıyla süzülerek banyodan sonra durulama suyu olarak saç diplerine ve saça mesaj yapılarak yedirilir ve saçlar kurumaya bırakılır.

Şerbetçiotu (İnce ve kırılan saçlar için)

Şerbetçi otu hasarlı saçları iyileşmek ve onarımda yardımcı olur. Şerbetçiotu etkili bir saç kremi ve kalınlaştırıcı bir besleyici yağ içerir. Saç büyümesi için yararlı olarak değerlendirilen şerbetçiotu kafa derisinin kan dolaşımını teşvik eder. Şerbetçiotunun antiseptik özellikleri ile kepek ile mücadelede yardımcı olur. 2 kaşık Şerbetçi otu ve 1 kaşık kuru Nane üzerine 2 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatıp 2 saat demlemeye bırakın. Suyu tülbent yardımıyla süzün. Saçlarınızı, saç diplerinden başlayıp bu suyla iyice ıslatın ve kendi halinde kurumaya bırakın.

Bembeyaz Dişler İçin

Beyaz dişler ve ışıltılı bir gülümsemeye sahip olmak herkesin isteğidir. Ancak çay ve sigara gibi dış etkenler, dişlerin beyazlığını kaybetmesine neden olmaktadır.

Aşağıdaki besinler diş beyazlatıyor:

• Çilek: Güzel tadı ve hoş kokusu ile bilinen bu meyve, dişler üzerinde leke oluşumunu engellemektedir. Ancak çileğin içerisindeki asit ve şekerin diş minesine zarar vermemesi için, tüketildikten sonra su içilmeli veya ağız çalkalanmalıdır.

•  Portakal: Bu meyvenin kabuğunun içinden doğal diş macununu elde edilebilmektedir. Haftada bir kaç defa uygulanması fayda sağlar.

•  Elma sirkesi ve limon suyu: Beyazlatmada faydalı olan bu doğal ürünler sık kullanıldıklarında diş minesine zarar verip, çürük oluşumunun hızlanmasına yol açabilir. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. En sağlıklı beyazlatıcı ürünler ise doğal lifli ürünlerdir. Dişleri leke yapan bakterilerden temizleyip ağız ve diş sağlığında önemli rol oynar. Bunlar elma, havuç, karnabahar ve armut olarak sayılabilir.

Dişleri güçlü tutmak için…

•  Süt: Çene kemiklerini güçlendirip, dişeti hastalığından korur. Kalsiyum açısından çok önemlidir.

•  Somon balığı: Çocuklarda diş gelişimine çok yardımcı olan bu besin, D vitamini ve kalsiyum açısından zengindir.

•  Portakal ve turunçgiller: C vitamini içeriği yüksek olan bu besinler; dişin sert tabakasını güçlendirir, dişleri asitlere karşı korur, dişeti iltihabını önler, bağ dokusunu güçlendirir, diş etlerinin sağlıklı kalmasını sağlar.

•  Çilek: Doğal diş beyazlatan bu ürün, C vitamini açısından zengin olup diş eti sağlığını korur.

•  Su: Ağız içindeki yıkayıcı etkisi tartışılmazdır ve tükürük seviyesini yüksek tutar.

•  Brokoli: Antioksidan özelliği ile değil, dişleri asitten koruyucu özelliğiyle bilinir. Diş minesi üzerinde koruma kalkanı oluşturur.

•  Portakal ve ananas: Diş minesini korumanın yanı sıra, tükürük salgısı üzerinde olumlu yönde etkiye sahiptir.

•  Susam tohumu: Dişlerdeki bakteri plak oluşumunu azaltır ve buna bağlı olarak diş eti sağlığı için çok önemlidir taşır.

•  Badem ve kuru meyveler: Ağızda temizleyici etkiye sahip olup, diş üzerindeki plak oluşumunu azaltır. Diş eti sağlığı açısından çok önemlidir.

•  Adaçayı: Bu doğal ürün ile diş fırçalamak ve gargara yapmak, ağız sağlığı açısından çok önemlidir.

Kolesterol karşıtı besinler

Hakiki zeytinyağı, balık, greyfurt gibi besinler kalp krizinden felce kadar birçok ölümcül hastalığa yol açan kolesterolü dengeliyor.

Hiçbir belirti vermeyen kolesterol yüksekliği, birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. Kolesterol yüksekliğinin, beslenme bozukluğunun yanı sıra genetik faktörlerle de oluşabileceğini söyleyen Medical Park Fatih Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan şöyle konuşuyor: “Yüksek kolesterolden korunmanın yolu bilinçli bir beslenme programından geçiyor.” Zeytinyağının kolesterolü dengelemede önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Mocan, şu besinleri tavsiye ediyor:

Zeytinyağı: Tekli doymamış yağ asitleriyle iyi kolesterolü yükselterekkoroner arter hastalığını önlemeye yardımcı olur.

Elma: Kolesterolü düşürdüğü kanıtlanan pektin adlı lif açısından zengindir. Gün içerisinde 2 elma yemeniz kolesterolünüzü düşmesinde faydalı olacaktır.

Ahududu: Ne kalorisi ne de içeriğinde yağ bulunan ahududu, en faydalı meyvelerden biridir. Kalp ve felç gibi hastalıkları önlenmesinde etkili olan ahududu kolesterolü de dengeler.

Balık: İyi bir Omega-3 yağ asidi olan balık kolesterol ve trigliseritleri düşürür. Koroner arter hastalığı riskini azaltır.

Badem: Tekli doymamış yağ oranı ilekolesterolün dengede kalmasını sağlar.

Greyfurt: İçeriğindeki C Vitamini güçlü bir antioksidandır.Atardamarlarda kötü kolesterolü önleyerek kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar.

Havuç: Lif bakımından zengin olan havuç, ayrıca kalsiyum pektat adlıkolesterolü düşürdüğü kanıtlanan bir çeşit çözülebilir lif içerir.

Selülitten kurtulmanın 6 yolu

Özellikle yaz aylarında kadınların korkulu rüyası olan selüliti 6 adımda yok etmek mümkün. Diyetisyen Sanem Apa Doğan, selülitle başa çıkmanın yollarını anlattı:

“Her 10 kadından 8’inin başı selülitle dertte. Birçok kadın için buna savaş açmak oldukça zor geliyor oysa ki selüliti gidermek sanıldığı kadar zor değil. 6 basit kuralı uygulayıp, yeşil çay tüketerek siz de yazın tadını çıkarabilirsiniz.”

Selülitle savaşmanın ilk kuralının selüliti tanımaktan geçtiğini söyleyen Doğan, “Selülit, yağ hücrelerinin dokularda birikmesiyle ortaya çıkan portakal görünümündeki oluşumdur. Genellikle bacak, kalça, diz, kollar ve göbek bölgesinde oluşur. Kadınlarda östrojen hormonu nedeniyle daha sık ve çok görülür” dedi. Doğan’a göre,

  • Sağlıklı beslenerek,
  • Yeterli su tüketerek
  • Egzersiz yaparak
  • Stresi azaltarak
  • Günde 7-8 saat uyuyarak

Yeşil çay içerek ve vücudu temizlemek için posalı, koyu yeşil yapraklı sebzelere beslenmede yer vererek selülit sorununu ortadan kaldırmak çok kolay.

“Yeşil çay düzenli kullanıldığında yağ yakar ve selülit oluşumunu engeller”

“En bilinen selülit oluşum nedeni kan dolaşım bozukluğudur. Bunun yanı sıra hormonal problemler, genetik faktörler, yanlış beslenme alışkanlıkları, yeterli su tüketilmemesi, hareketsizlik, Alkol tüketimi, ağırlık artışı nedenleriyle de selülit oluşumu gözlenir” diyen Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Beslenmenin selülit oluşumu ile çok yakın ilişkisi vardır. Tam tahıllar ile sebze ve meyve içeren yani yüksek posalı Diyet selülit oluşumunu engeller. Yeterli C vitamini alımı da yine selülit oluşumunun önüne geçer. Beslenmede şeker ve şekerli besinlerin azaltılması gerekir. Baharatların dolaşım sistemi üzerine olumlu etkisinden yararlanılabilir. Koyu yeşil yapraklı sebzelerin her öğünde tüketilmesi selülit oluşumuna engel olur. Sıvı alımının yine selülit oluşumu üzerine olumlu etkisinden faydalanabilirsiniz. Ancak burada şekerli içecekler yerine doğal olan bitki çaylarının tercih edilmesi önemlidir. Yeşil çay düzenli tüketilirse (günde 2-3 fincan) metabolizmayı hızlandırarak yağ oluşumunu azaltır. Özellikle yeşil çay içtikten 30 dakika sonra damarlardaki dolaşım hızlanır. Bu da selülit oluşumunu engeller. Su tüketiminin ise yine doğru miktarda olması (günde 2-3 litre) önemlidir.”